Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

+ B A R T H O L O M E O S

Yaradan’ın merhametiyle

Konstantinopolis–Yeni Roma Başepiskoposu

ve Ekümenik Patrik

Kilise’nin tüm Cemaatine 

Betlehem’de Doğan Kurtarıcı Mesih’ten

Lütuf, Merhamet ve Esenlik olsun

Çok muhterem kardeş Metropolit ve Episkoposlar,

Rab’de sevgili evlȃtlarımız,

Tanrı’nın Oğlu ve Sözü’nün bedende Doğuşu’nun büyük yortusuna bir kez daha erişmeye layık kılınmış olarak, insan soyunun Kurtarıcısı ve bütün yaratılışı yozlaşmaktan kurtaran Rab’bin “ifade edilemez ve akılla kavranamaz tenezzülünü” yüceltmekteyiz; aynı zamanda meleklerle birlikte şu ilânı dile getiriyoruz: “En yücelerde Tanrı’ya yücelik, yeryüzünde barış, insanlara iyi niyet.”

Mesih, “Emmanuel” olarak, yani “bizimle olan” ve “bizim için olan Tanrı” olarak, her birimizin yanında bulunan ve “bize kendimizden daha yakın” olan Tanrı olarak vahiy edilmiştir. Hristiyan dünyası tarafından bu yıl 1700. yıldönümü uygun bir şekilde kutlanan I. Ekümenik Konsil tarafından doktrinal olarak formüle edildiği üzere, Baba ile “aynı özden” olan Tanrı’nın ezelî Kelâmı, “Kendi yaratmış olduğuna dönüşür”, Kutsal Ruh ve Meryem Ana’nın aracılığıyla “insanları tanrıya dönüştürmek için” bedenlenir.

Noel Yortusu’nun ilâhisi, Mesih’in Doğuşu’nun “bilgi ışığını dünyaya saçtığını” ve yaşam ile tarihin “evrensel anlamını” açığa çıkardığını ilân eder. Bu durum, aklın derin arayışını ve yüreğin susuzluğunu tam olarak yalnızca Hristiyan imanının doyurabileceği ve “kurtuluşun başka hiç kimsede bulunamayacağı”, yalnızca Mesih’te gerçekleşebileceğini ifade eder. O andan itibaren, “böbürlendiren” ‘bilgi’, Rab’bin “Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” sözleriyle imtihan edilmektedir. 

Akıl ötesi Enkarnasyon olayı, Kurtarıcı Mesih’in tezahürünü seven iman edenlerin yaşamında ruhsal olarak deneyimlenir ve tekrarlanır. Aziz Maximos’un belirttiği gibi: “Tanrı’nın Sözü bir zamanlar bedenlendi. Ancak onu arzulayanlara olan sevgisinden dolayı her zaman onu isteyenlerin ruhunda doğmak ister.” Bu bağlamda, İsa’nın Doğuşu, ilahȋ Enkarnasyon ve insanlığın lütufsal olarak tanrısallaştırılması yortusu, bizi geçmişteki bir olaya yönlendirmez, “gelecekteki şehre”, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un göksel krallığına taşır.

Dünyamızda, savaş naraları ve silahların gürültüsü yankılanırken, meleksel “yeryüzünde barış” ilan edilmekte, Rab’bin sesi “barışı sağlayanları” mutlu saymakta ve Onun Kutsal Kilisesi Ayinlerde “yukarıdan gelen barış için” ve “tüm dünyanın barışı için” dua etmektedir. Yaşayan Tanrı’ya olan sahici iman, insan ölçüsüne göre aşılması imkânsız görünen engeller karşısında bile, barış ve adalet uğruna verilen mücadeleyi güçlendirir. Gelecek yıl onuncu yıldönümünü kutlayacağımız Ortodoks Kilisesi’nin Kutsal ve Büyük Konsili’nin Mesajı’nda, ilahi esinle ifade edildiği üzere, “dindarlığın mukaddes yağı, yaraları iyileştirmek için kullanılmalı; savaş çatışmalarının ateşini yeniden harlamak için değil.”

İncildeki Barış Müjdesi bilhassa biz Hristiyanları ilgilendirir. Hristiyanlığın bölünmüşlüğü karşısında kayıtsız kalmanın kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz, özellikle de bu tutumun, bölünmeyi aşmayı ve birliği sağlamayı amaçlayan Hristiyanlar arası diyaloğu fondanmentalizm dolayısıyla açıkça reddeden bir tutumla birleştiği durumlarda. Birliğimiz için çabalamak, tartışmaya açık olmayan bir yükümlülüktür. Hristiyanlar arası diyaloğun öncülerinin uğraşlarını sürdürme sorumluluğu, onların vizyonunu ve emeklerini haklı çıkarma görevi, genç nesillere düşmektedir.

Bizler, hayatımızda “barışımız” ve “sevincimizin tamamlayıcısı” olan Mesih’e aidiz. Bu “iyi niyet”, “hakikat geldi” ve “karanlık son buldu” inancından, sevginin nefretten, hayatın ölümden daha kudretli olduğu, kötülüğün “dün, bugün ve yarın aynı olan” Mesih’in yönettiği dünyada son sözü söylemediği inancından kaynaklanmaktadır. Bu inanç, Noel’i ve Kilise’nin diğer bayramlarını kutlama biçimimizde parlamalı ve ortaya çıkmalıdır. İnananların ruhsal sevinç dolu kutlamaları, Mesih’e olan inancımızın dönüştürücü gücüne tanıklık etmelidir. Bu, iyi niyet ve manevi sevinç, “İncil ile eşgüdümlü” olan, tarif edilemez “büyük sevincin” idrak edildiği bir yaşantı olmalıdır.

Çok kıymetli kardeşlerim ve sevgili çocuklarımız,

2026 yılında, Kutsal ve Büyük Kilise’miz, 7 Ağustos 626’da, Panagia Vlaherna Kilisesi’ndeki tüm geceyi kapsayan ibadet esnasında, Konstantinopolis şehrini düşman güçlerin saldırısından koruduğu için Tanrı’nın Kutsal Annesi’ne şükranlarını ifade etmek amacıyla Akathist İlahisi “ayakta” okunmasının 1400. Yılını kutluyacaktır. Bu tarihi dönüm noktası vesilesiyle, 2026 Patrikhane’mizin Yıllığı, halkımızın savunucusu ve koruyucusu olan, Tanrı’nın kutsal ve en saf Annesi’ne atfedilen onur ile birlikte derin bir şekilde onun varlığıyla bağlantılı olan geleneğimiz ve kimliğimiz için bu önemli olayı anmaya adanacaktır.

Bu itibarla, kucağında bebek İsa’yı tutan Meryem’in önünde eğilirken ve bizim şeklimizi alan İlȃhi Kelâma tapınırken, hepinizin kutsal Oniki Günler Bayramı’nı kutlar, iyi ameller ve ilahȋ armağanlarla ve Rab’bin lütfuyla dolu bir yeni yıl dileriz. Tüm şan, şeref ve tefekkür, şimdi ve sonsuza dek ve çağlar boyunca O’na aittir. Amin.

Noel 2025

+Konstantinopolis Başepiskoposu Bartholomeos

Tanrı’nın huzurunda hepiniz için içtenlikle dualarını sunar

Welcome to our Metropolis!

Address

Kılınçarslan Mah., Kurtuluş Sk. No:4, 07100 Muratpaşa/Antalya

Pisidia © 2025. All Rights Reserved.